21 Aralık 2014 Pazar

Anneden saklanamayan gizli defter!


Benim herşeyi yazdığım bir defterim vardır. Tabi ki de çoğu şey sansürlü ve üstü kapalı. Çünkü annemin onu okuduğundan adım kadar emindim her zaman. Hiçbir zaman oraya yazdıklarımla ilgili soruda sormadı bana, belkide hayal gücüm geniş falan zannetmiştir. Ne bilsin kadın kızının ne haltlar karıştırdığını!

Bugün uyandım ve aklıma sadece defter geldi. Defter dediysem öyle günlük gibi sürekli elimin altında bulunan süslü püslü bişey değil. Kendimle baş başa kaldığımda, ruhum daraldığında bişeyler karaladığım, içinde her telden yazı bulunan defterimden uzak kalmıştım.

Bazen kendime acı çektirmem gerektiğini düşünüyorum, daha sağlam ayakta kalabilmek için. Yemeden içmeden, gözümü açar açmaz baştan sona hıçkırıklarla okudum defteri. Herşeyi tekrardan hissederek. 

Yahu! inanmazsın tüylerim ürperdi en son; geçen sene bugün aynı duygularla yazmışım. 

25 Kasım 2014 Salı

Genlerime yazık edicem!

Ne yazıcağımı düşünmeden oturdum bilgisayarın başına. Halay başı nereye çekerse, bakalım.

Evde oturuyorum. Çünkü hava soğuk, çünkü içimde sıkkınlık var, çünkü arkadaş çekicek kafada değilim. Depresyona mı giriyorum lan? desem de sebep yok. Regl dönemi desen, o da geçti. Öyle kös kös oturuyorum yahu karanlıkta. Hah, bak güldüm şimdi kendime. Dur ışığı bi açıyım.

Geldim, geldim. Ay bugünlerde üstümde bi uğursuzluk var ki sorma. Mesela bugün ruju sürerken ağzımda kaldı. Geçen tuzluk, dünde bardak kırdım sonrada evi temizlemek zorunda kaldım...
Mutfakta kırılan cam utanmasa tuvaletten çıkacak.

Tuvalet dedimde aklıma şey geldi, farkettiniz mi artık kliplerde hep koca götlüleri oynatıyorlar. Etine dolgun dediklerinden. Zevk anlayışı mı değişti insanların? Kilo almaya uğraştım falan ama ben zayıf olmakla harbi harbi gurur duyuyorum. Hatta bugün bir kez daha duydum. Dedim ya hava çok soğuk. Lahana gibi giyinmeye başladı insanlar. Ya afedersin de o götle senin neyine o şişme mont? İvana o kadar diyor proporsiyon diye bebeğim ya.


Hadi İvana demişken de ruslara bağlıyım durumu. Siz erkeklerde ağzınızın tadını biliyosunuz ha. Ama bizımla değilsııniz Rus erkeleri. Ne o öyle çiğ sarı. Türk kızı olduğumu çok belli ettim dimi. Bize kara kaşlı kara gözlü az da döşü kıllı olacak, okadar! O yüzden de genlerime yazık edicem.

Hadi bu burda bitsin.

21 Kasım 2014 Cuma

Bi yanlışlık var, bu hasteneye gitmeli...

Öyle bir vize haftası yapmışlar ki arkadaş, iki haftadır gir çık bitmedi. Bugün de son sınavı 5e koymuş allahsızlar. Vicdan azabından gidip gelip bakıyorum konuya. Az kaldı çorba olcak ama olsun maksat sonradan vicdan yapmamak. 

Sıkıntıdan ikide bir tuvalete gidiyorum. Tam gittim, naptığımı anlatmıcam korkma! telefon kendini parçalarcasına çalıyor. O kadar sinir bozucu ki hani kalkamıyosun arkadaş. Açmıyosam kapat, sonra ararım yada çaldırırım ben seni yahu. Yok kapatmıyor. Tam kapattı dedim, yine çaldı. Sonunda yetiştim sonunda! 

Bilmediğim bi numara. Siparişinizi getiricez adresi bulamadık diyo adamın biri. Lan dedim biri yemeksepetinden sipariş mi verdi benim adıma. Önceden başıma gelmemiş şey değil. Ben düşünürken adam adresi tekrarlıyor paso. Tarif ettim, aşşa kapıyı açarmısınız hanfendi dedi. Lan dedim kuryeler ne zamandan beri hanfendi falan ayakları yapıyor. Ne yemek gelcek diye bekliyorum kapıda, bi yandanda para yetişcek mi? post cihazı var mı acaba? diye düşünüyorum. Yaşlı bi amca nefes nefese bu katta mı değil? bi üstü mü? daha üstü var mı bunun? soruları içinde bana doğru merdiven çıkıyor. Beni görende evin hizmetçisi zanneder, öyle bi kılıktayım. Adam bi bana baktı birde elindekine, tereddüt ederek verdi elime... 

Noluyoruz lan oldum. Bu ne? adamın neden nefes nefese kaldığını o an anladım. Bildiğin kucağıma çelenk bıraktı.Çiçek buketi değil çelenk işte arkadaş, düğünlerde falan olur ya ha işte o boyutta. Şuraya imza buraya bilmem ne aldım çelengimi girdim içeri. Üstünde ne yazsın isterdin? 
Ben, 'seni çok seviyorum aşkım' yazmasını istemezdim ama napcan kadere boynumu büktüm. Klişelikten ölmek bu olsa gerek. Sonra ben arayıp şımarıp, cicilik, sempatiklik yapmadım tabi ki. Çiçeğin götünde ne kadara patladığını sordum. Napiyim abi, alışık değil bünyem. 

İLK defa çiçek yolluyosun, bari anlamlı bişey yaz, iki laf cambazlığı yap, az da küçük bişey yolla. Ne o öyle ameliyattan çıkmış, hasta çiçeği gibi...

2 Kasım 2014 Pazar

Vosvos senin mi? - Hay senin vosvosuna.


'Vosvos senin mi?' dedi.
-Hayır.

Tekrar geriye dönsem asla cevap vermezdim. Neden herşey başında güzel olmak zorunda ki? Zamanla neden büyüsü bozuluyor. Ne büyü meraklısıymışız arkadaş bizde. Herşeyin sonuna bi büyü lafı sokmazsak olmuyor. Bundan dört sene öncesine dönüyorum da, çocuk aklımla kandırmış beni bu öküz. Hani kimisine göre dört sene bişey olmayabilir, ne ilişkiler var sonuçta. Saygım sonsuz. Amma yanii benim en uzun ilişkim 3 ay sürüyordu, oda ayrı bir alkışı hakediyor. Gel gelelim evinin hanımı çocuklarının anası durumuna düştüm. Tamam fazla abarttım, bunu farkettim en azından. Yani ilişkimiz monotona düştü de bizimkinin jeton düşmedi. Sevgi yerini alışkanlığa bırakıyor, belki biliyorsundur. İşte o zaman yapabiliyorsan koşarak uzaklaş o sevgiliden. Ben yandım sen yanma bacıım, abiciim. 

21 Ekim 2014 Salı

Kimmiş bu?



Ben ailenin küçük, şımarık kızı.

Göründüğü gibi olmayan 'ne olduğunu anlayamayan' , ketum tabirini köküne kadar kullanan ama yengeç burcu olan, hayatla dalga geçen bu kız blog açtı ey dostlar!

*ketum olmak