Gel dedim.
Gel konuşucaz.
Atladı ilk otobüse, sabahın 5inde dayandı kapıma. Salak incecik gelmiş bide. Götü başı donmuş tabi. Kıyamadı yine öküz kalbim. Aldım yatağıma ısıttım. Sonra o ısıtma aleve dönüştü. Alevi beni yaktı falan derken konu kaynadı. Konu ne miydi? Gel dedim ama özlediğimden değil gerisi malum zaten.
Hadi seviştik şimdi konumuza dönelim desem ağız burun dalar heralde bana. Öylede maço hani. Bilirsiniz böyle erkekleri. Sahiplenme duygusu ağır basar, ' kadınımsın ulen! ' tavrına falan dönüşür. Yada erkekler bizi yıllarca böyle yedi mi (burada yazar mecaz anlamda sevişmeyi kastediyor.) dicem de ben bu herifi 4 senedir biliyorum. Yiceğini yemiş olması lazımdı bu durumda.
Neden mi ayrılmak istiyorum? Bizim ilişkimiz zıt kutupların birbirini çekmesi gibiydi. O kadar birbirini çekti ki bu kutuplar artık aşınmaktan kıvılcım çıkmaya başladı. 4 yıllık bir ilişki düşün, 2 senesi farklı şehirlerde geçen. Elde avuçta durmayan bir kız ve aşırı aşık, aşkından da gözü dönmüş kıskanç bir adam.
Gel gelelim ki ne kadar bıksan da ayrılmakta o kadar kolay olmuyormuş.
